Aile Hukuku

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir ve Şartları Nelerdir?

11.08.2026

Bir boşanma davasının anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanabilmesi için temel olarak aşağıdaki şartların bulunması gerekir.

1. Evlilik En Az Bir Yıl Sürmüş Olmalıdır

Anlaşmalı boşanmanın ilk şartı, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır.

Bir yıllık süre resmi nikâh tarihinden itibaren hesaplanır. Eşlerin nikâhtan önce birlikte yaşamış olmaları bu süreye eklenmez.

Evlilik henüz bir yılını doldurmamışsa tarafların anlaşmalı boşanma yoluyla doğrudan boşanmaları mümkün değildir. Bu durumda somut olayın şartlarına göre çekişmeli boşanma davası gündeme gelebilir.

2. Eşler Birlikte Başvurmalı veya Diğer Eş Davayı Kabul Etmelidir

Taraflar anlaşmalı boşanma davasını birlikte açabilecekleri gibi eşlerden biri davayı açıp diğer eş de davayı kabul edebilir.

Önemli olan, her iki eşin de boşanma iradesinin bulunması ve bu iradenin duruşmada hâkim huzurunda açıkça ortaya konulmasıdır.

3. Taraflar Hâkim Tarafından Bizzat Dinlenmelidir

Anlaşmalı boşanmada tarafların yalnızca avukatları aracılığıyla davayı yürütmeleri yeterli değildir.

Hâkim, eşleri bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir.

Bu nedenle tarafların kural olarak anlaşmalı boşanma duruşmasına bizzat katılmaları gerekir. Hâkim taraflara boşanmak isteyip istemediklerini ve protokoldeki hükümleri kabul edip etmediklerini sorar.

Taraflardan birinin duruşmada boşanmaktan veya protokol hükümlerinden vazgeçmesi hâlinde anlaşmalı boşanmanın şartları oluşmayabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?

Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın hukuki sonuçları konusunda vardıkları anlaşmayı yazılı hâle getiren belgedir.

Protokol hazırlanırken yalnızca boşanma iradesinin yazılması yeterli değildir. Özellikle boşanmanın mali sonuçları ile varsa müşterek çocukların durumuna ilişkin düzenlemelerin açık, uygulanabilir ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde kaleme alınması gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Bulunmalıdır?

Somut olayın özelliklerine göre protokolde özellikle şu konular düzenlenebilir:

Velayet: Müşterek çocuğun velayetinin hangi eşe bırakılacağı açıkça belirtilmelidir.

Çocukla kişisel ilişki: Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme günleri, hafta sonları, bayramlar ve tatil dönemleri mümkün olduğunca açık şekilde düzenlenmelidir.

İştirak nafakası: Çocuk için ödenecek nafakanın miktarı, ödeme zamanı ve gerekiyorsa ilerleyen yıllardaki artış yöntemi belirlenebilir.

Yoksulluk nafakası: Taraflardan birinin diğerinden yoksulluk nafakası talep edip etmediği açıkça yazılmalıdır.

Maddi ve manevi tazminat: Tarafların birbirlerinden maddi veya manevi tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir.

Bunların dışında tarafların somut durumuna göre eşya, ziynet alacağı, araçlar, taşınmazlar, banka hesapları, borçlar ve diğer malvarlığı konularına ilişkin hükümler de protokole eklenebilir.

Mal Paylaşımının Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Yer Alması Zorunlu mudur?

Bu konuda uygulamada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için mutlaka protokolde sonuçlandırılması gereken zorunlu unsurlardan biri değildir.

Dolayısıyla tarafların anlaşmalı olarak boşanması, tek başına mal paylaşımının da mutlaka sona erdiği anlamına gelmez.

Ancak protokolde mal paylaşımı, taşınmazlar, araçlar, ziynet eşyaları veya diğer malvarlığı haklarına ilişkin düzenleme yapılacaksa kullanılan ifadeler son derece dikkatli seçilmelidir.

Özellikle “tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır” gibi geniş kapsamlı feragat hükümleri ileride açılması düşünülen mal rejiminin tasfiyesi veya diğer alacak davaları bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle malvarlığına ilişkin hakların saklı tutulup tutulmayacağı protokolde açıkça belirlenmelidir.

Hâkim Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Değiştirebilir mi?

Hâkim, tarafların hazırladığı protokolü doğrudan kabul etmek zorunda değildir.

Kanun gereğince hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemelerde gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir.

Özellikle müşterek çocukların üstün yararı bakımından velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki düzenlemeleri hâkim tarafından ayrıca değerlendirilir.

Hâkimin önerdiği değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi hâlinde anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir.

Çocuk Varsa Anlaşmalı Boşanma Yapılabilir mi?

Evet.

Müşterek çocuğun bulunması anlaşmalı boşanmaya engel değildir. Ancak tarafların çocuğun velayeti ve diğer ebeveyn ile kişisel ilişkisinin nasıl kurulacağı konusunda anlaşmaları gerekir.

Bununla birlikte tarafların anlaşması hâkimi bağlamaz. Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını gözetir.

Gerekli görülmesi hâlinde protokoldeki çocukla ilgili düzenlemelerde değişiklik yapılması istenebilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakabilir.

Yetkili mahkeme bakımından Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarına kıyasla genellikle çok daha kısa sürer.

Dava dilekçesi ve protokolün eksiksiz hazırlanması, her iki tarafın duruşmaya katılması ve hâkimin protokolü uygun bulması hâlinde dava tek duruşmada sonuçlanabilir.

Ancak “anlaşmalı boşanma kesin olarak tek celsede biter” şeklinde bir kural bulunmamaktadır. Mahkemenin iş yoğunluğu, dosyadaki eksiklikler, tebligat işlemleri veya protokolde değişiklik yapılmasının gerekmesi süreci etkileyebilir.

Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

Mahkemenin boşanmaya karar vermesiyle evlilik aynı anda sona ermiş sayılmaz.

Boşanma kararının hukuki sonuç doğurabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir.

Gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliğ edilmesinden sonra kanun yolu sürecinin tamamlanmasıyla karar kesinleşir. Tarafların kanun yolu haklarına ilişkin yapacakları işlemler de kesinleşme süresini etkileyebilir.

Kesinleşme sonrasında boşanma kararı nüfus kayıtlarına işlenir.

Anlaşmalı Boşanmada Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Anlaşmalı boşanma davasında avukatla temsil edilmek kanunen zorunlu değildir.

Ancak özellikle nafaka, tazminat, velayet, mal rejimi, ziynet eşyaları, taşınmazlar veya gelecekte doğabilecek alacak hakları bulunan durumlarda protokolde kullanılacak tek bir ifadenin dahi önemli hukuki sonuçları olabilir.

Bu nedenle tarafların hangi haklardan vazgeçtiklerini ve hangi haklarını saklı tuttuklarını bilerek protokol hazırlamaları önemlidir.

Anlaşmalı Boşanmada Aynı Avukat Her İki Tarafı Temsil Edebilir mi?

Boşanma davasında eşler hukuken karşı taraf konumundadır. Bu nedenle menfaat çatışması oluşturabilecek şekilde aynı avukatın her iki eşi birlikte temsil etmesi uygun değildir.

Taraflardan biri avukatla temsil edilirken diğer taraf davayı avukatsız takip edebilir veya kendi avukatından hukuki destek alabilir.

Taraflardan Biri Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?

Anlaşmalı boşanmanın temel şartlarından biri hâkimin tarafları bizzat dinlemesidir.

Bu nedenle eşlerden birinin duruşmaya katılmaması hâlinde mahkemenin anlaşmalı boşanmaya karar vermesi mümkün olmayabilir ve duruşmanın ertelenmesi gündeme gelebilir.

Tarafların dava açıldıktan sonra duruşma tarihini takip etmeleri bu nedenle önemlidir.

Taraflardan Biri Protokolden Vazgeçerse Ne Olur?

Anlaşmalı boşanma tarafların ortak iradesine dayanır.

Taraflardan birinin duruşmada boşanmayı istemediğini veya protokol hükümlerinden birini kabul etmediğini bildirmesi hâlinde anlaşmalı boşanmanın şartları ortadan kalkabilir.

Bu durumda dosyanın hukuki niteliği ve tarafların talepleri doğrultusunda sürecin çekişmeli boşanma olarak devam edip etmeyeceği ayrıca değerlendirilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde En Çok Yapılan Hatalar

Uygulamada anlaşmalı boşanma protokollerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri belirsiz ifadelerin kullanılmasıdır.

Örneğin nafakanın ödeme tarihinin belirtilmemesi, çocukla kişisel ilişkinin açık düzenlenmemesi, taşınmaz devrine ilişkin hükümlerin uygulanabilir biçimde hazırlanmaması veya tarafların farkında olmadan bütün malvarlığı haklarından feragat etmesi ileride yeni uyuşmazlıklara neden olabilir.

Anlaşmalı boşanmanın amacı yalnızca hızlı şekilde boşanmak değil, boşanma sonrasında taraflar arasında yeni uyuşmazlık çıkmasını mümkün olduğunca önleyecek açık ve uygulanabilir bir hukuki düzenleme oluşturmaktır.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma, şartları doğru şekilde yerine getirildiğinde tarafların evlilik birliğini daha kısa ve daha az uyuşmazlıkla sona erdirebilmelerini sağlayan bir boşanma yoludur.

Ancak sürecin hızlı olması, hukuki sonuçlarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, malvarlığı hakları, ziynet eşyaları ve taşınmazlara ilişkin hükümler uzun yıllar sonuç doğurabilir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünün her somut olayın özellikleri dikkate alınarak hazırlanması ve tarafların hangi haklardan vazgeçtiklerinin veya hangi hakları saklı tuttuklarının açıkça belirlenmesi önem taşımaktadır.

← Tüm Yazılara Dön